Euro

55,9072

Dolar

50,1421

Altın

6.555,36

  • Ekleme: 05.10.2026 18:03 Güncelleme: 05.10.2026 18:03

Nimet ne zaman rahmete dönüşür?

“Şu sağ elindeki nedir ey Mûsâ?”

Mûsâ dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.” (Tâhâ, 20/17-18)

Allah Teâlâ, Hz. Mûsâ’ya “Şu sağ elindeki nedir?” diye soruyor. Elbette Allah, Hz. Mûsâ’nın elindeki değneği biliyordu. Öyleyse burada dikkat çekilen husus, sadece değneğin ne olduğu değil; Hz. Mûsâ’nın elindeki nimetin farkında olmasıdır.

Hz. Mûsâ, “Bir değnek” deyip geçmiyor. “Ona dayanırım, koyunlarıma yaprak silkelerim, başka işlerimi de görürüm” diyor. Yani elindeki şeyi tanıyor, hayatındaki yerini biliyor ve ondan nasıl faydalandığını anlatıyor. Onun için değnek sıradan bir eşya değil; kendisine fayda sağlayan bir nimettir.

“Sağ el” ifadesi de ayrıca düşündürücüdür. İslâmî gelenekte sağ taraf; yemek, vermek ve güzel işlerde kullanılmakla hayır ve güzel davranışlarla ilişkilendirilmiştir. Bu açıdan “sağ elindeki” ifadesi, elimizde bulunan nimeti hayırlı biçimde kullanma konusunda güzel bir çağrışım taşır.

Ardından Allah Teâlâ, Hz. Mûsâ’nın elindeki o sıradan değneği büyük bir mucizenin vasıtası hâline getiriyor. Allah dileseydi başka bir şey üzerinden de mucize gösterebilirdi. Fakat mucizenin, Hz. Mûsâ’nın günlük hayatında kullandığı değnek üzerinden ortaya çıkması düşündürücüdür. Buradan şu hikmeti çıkarabiliriz: Allah’ın büyük işleri, bazen kulun elindeki küçük ve sıradan görünen imkânlar üzerinden gerçekleşebilir. Yeter ki elimizdeki nimetlerin farkına varalım.

Hz. Mûsâ’nın değneği önce bir nimetti. Ona dayanıyor, koyunlarına fayda sağlıyor, günlük işlerini onunla görüyordu. Sonra Allah’ın kudretiyle bu değnek büyük bir mucizenin vasıtası oldu. Buradaki asıl ders, değneğin kendisinden çok nimetin farkına varabilmektir.

Belki bugün kaybettiğimiz nokta da tam burasıdır. Elimizdeki nimetin farkına varmadan onu sıradanlaştırıyoruz. Sağlığımızı, ailemizi, evladımızı, ilmimizi, zamanımızı ve sahip olduğumuz imkânları normal kabul ediyoruz. Daha da tehlikelisi, elimizdekini küçümseyip başkasının elindekine bakıyoruz: “Neden bu bana verilmedi?” Böylece kendi elimizdeki nimetin kıymetini göremiyoruz.

Oysa bize düşen, önce Allah’ın bize verdiği taksimatı fark etmek ve ona razı olmaktır. İnsan elindekinin değerini bildiğinde bakışı değişir; şükretmeye, korumaya ve onu hayırlı yerde kullanmaya başlar. İşte o zaman nimet, sadece sahip olunan bir imkân olmaktan çıkar ve insanın hayatında rahmete dönüşür.

Belki de Allah Teâlâ’nın Hz. Mûsâ’ya “Şu sağ elindeki nedir?” diye sordurmasında bize düşen derslerden biri şudur: Önce elindekine bak. Sahip olmadıklarının peşine düşmeden önce sahip olduklarının farkına var. Çünkü insan bazen yeni bir nimet beklerken Allah’ın zaten verdiği nimeti göremiyor; yeni bir kapı ararken elindeki anahtarı fark etmiyor.

Hz. Mûsâ’nın asâsı bize şunu öğretiyor: Elindeki nimeti küçümseme. Farkına var, değerini bil, şükret ve onu hayırlı işlerde kullan. Çünkü belki de senin sıradan gördüğün şey, Allah’ın izniyle hayatındaki büyük bir rahmetin başlangıcıdır.

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.