Euro

55,1254

Dolar

47,6787

Altın

6.659,69

  • Ekleme: 10.07.2026 14:56 Güncelleme: 10.07.2026 14:56

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol



“İnkâr edenler dediler ki: ‘Bu Kur’an’ı dinlemeyin. O okunurken gürültü yapın; belki böylece ona üstün gelirsiniz.’” (Fussilet, 26)

Kur’an, inkârcı zihniyetin değişmeyen yöntemini tek bir âyette özetliyor. Aradan asırlar geçse de isimler değişiyor, mekânlar değişiyor, araçlar değişiyor; fakat hakikate karşı verilen mücadelenin yöntemi değişmiyor.

İlk adım şudur:

“Bu Kur’an’ı dinlemeyin.”

Dikkat edin; “İnanmayın.” demiyorlar. Önce “Dinlemeyin.” diyorlar. Çünkü biliyorlar ki önyargısız bir kalp Kur’an’ı dinlediğinde ondan etkilenebilir. Hidayetin kapısı çoğu zaman dinlemekle açılır. Bunun için ilk hedef, insanla vahyin arasına girmek ve Kur’an’ın duyulmasını engellemektir.

Bugün de aynı yöntem farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Kimse açıkça “Kur’an’ı dinlemeyin.” demiyor; fakat bitmeyen ekranlar, sosyal medya, eğlence kültürü, gereksiz meşguliyetler ve sürekli akan gündem, insanı Kur’an’dan uzaklaştıran bir gürültüye dönüşüyor. Şeytanın en önemli hedeflerinden biri, insanı Kur’an’a düşman etmeden önce Kur’an’dan uzak tutmaktır.

İkinci adım ise şöyledir:

“O okunurken gürültü yapın.”

Hakikate cevap veremeyenler, hakikatin sesini bastırmaya çalışırlar. Delili olmayan sesi yükseltir. Düşünce üretemeyen kargaşa üretir. Amaç, Kur’an’ı çürütmek değil; insanların onu duymasını engellemektir.

Aradan on dört asır geçti; fakat bu zihniyet değişmedi. Bugün yaşanan bazı tartışmalar da bize bu âyeti yeniden hatırlatıyor. Kur’an’ın okunmasına tahammül edemeyen, onun sesini gürültüyle bastırmaya çalışan tavırlar, Fussilet Sûresi’nin haber verdiği zihniyetin hâlâ varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Asıl mesele olayın nerede yaşandığı değil, Kur’an’ın tarif ettiği bu değişmeyen yöntemdir.

Peki bütün bunların amacı nedir?

Âyet cevabı veriyor:

“Belki böylece ona üstün gelirsiniz.”

İşte asıl hedef budur. Kur’an’ın hayata yön vermesini engellemek, vahyin etkisini azaltmak ve insanların ölçüsünü Allah’ın kelâmı olmaktan çıkarmaktır.

Fakat Allah onların sözünü “belki” diye naklediyor. Çünkü bu, boş bir temennidir. Tarih boyunca nice zalimler Kur’an’ın nurunu söndürmek istedi; fakat hiç kimse Allah’ın kelâmına üstün gelemedi. Sönen Kur’an değil, zalimlerin saltanatı oldu.

Ardından Allah bu mücadelenin sonunu haber verir:

“İnkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız. İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir…” (Fussilet, 27-28)

Ve perde ahirette açılır:

“Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.” (Fussilet, 29)

Dünyada peşinden gidilen sahte önderler, alkışlanan fikirler ve insanı Allah’tan uzaklaştıran çevreler, o gün nefret edilen kimselere dönüşecektir. Dünyada birbirlerini alkışlayanlar, ahirette birbirlerini suçlayacaklardır.

Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Ben Kur’an’ın sesine kulak verenlerden miyim; yoksa hayatımdaki gürültüler onun sesini bastırıyor mu?

Çünkü inkârcıların ilk hedefi insanı Kur’an’dan uzaklaştırmaktır. Müminin ilk görevi ise kendisiyle Kur’an arasındaki bütün engelleri kaldırmaktır.

İşte bunun için Allah, mümine sadece Kur’an’ı dinlemesini değil, onunla dosdoğru bir istikamet üzerinde yürümesini emreder. Gürültüye değil vahye kulak veren, modaya değil Kur’an’a yönelen, baskıya rağmen hakikatten ayrılmayan kişi “emrolunduğu gibi dosdoğru olan” kişidir.

Unutmayalım: Önce dinletmezler, sonra susturmaya çalışırlar, en sonunda da hakikate üstün gelmek isterler. Fakat kazanan hiçbir zaman gürültü değil, daima hakikat olur. Allah’ın kelâmı susturulmaz; onu terk edenler kaybeder. Dosdoğru kalanlar ise sonunda mutlaka kazanırlar.

Kur’an’ın düşmanları asırlardır değişmedi; sadece yöntemleri değişti. Fakat değişmeyen bir hakikat daha var: Allah’ın nuru söndürülemez.

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.