Euro

55,1254

Dolar

47,6787

Altın

6.659,69

  • Ekleme: 29.06.2026 13:51 Güncelleme: 29.06.2026 13:52

Şeytanın asli hedefi: cennetten önce elbiseyi çıkarmak



“Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.” (A‘râf, 27)

İnsan çoğu zaman tehlikeyi dışarıda arar. Oysa en büyük tehlike görünmeyendir. A‘râf Suresi 27. ayet, insanın değişmeyen zaafını ortaya koyar: aldanmak. Bu ayet sadece geçmişi anlatmaz; bugün yaşanan süreci de açıklar.

Bu ayet bizi Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın cennetten çıkarılması hadisesine götürür. Ancak dikkat edilirse Kur’an, şeytanın ilk hedefini “cennetten çıkarmak” olarak değil, örtüyü kaldırmak olarak anlatır. Nitekim şeytan, onların gizli kalan yerlerini kendilerine göstermek için vesvese vermiştir. Demek ki şeytan önce örtüyü hedef aldı, ardından düşüş başladı. Çünkü örtü kalkınca mahremiyet açılacak, mahremiyet açılınca da cennet kaybedilecekti. Bu bize şeytanın yöntemini öğretir: Sonucu değil, sonuca götüren ilk adımı hedef alır.

Ayetin merkezinde elbise vardır. Bu, bir sembol değil; doğrudan korunmanın kendisidir. Elbisenin çıkarılması, insanın korunmasının kaldırılmasıdır. Hayâ da bunun içteki karşılığıdır. Bu zayıfladığında günah zor olmaktan çıkar, sıradanlaşır. İşte şeytanın yöntemi budur: Günahı büyüterek değil, normalleştirerek kazanmak.

Dikkat çekici olan bir başka husus da Allah Teâlâ’nın elbise için kullandığı ifadedir. Bir önceki ayette, “Size elbise indirdik” buyurulmaktadır. Kur’an’da aynı ifade vahiy, kitap ve insanlık için büyük nimetler hakkında da kullanılır. Çünkü elbise sıradan bir kumaş parçası değildir. Onu meydana getiren bütün imkânları yaratan Allah’tır. Bu sebeple Kur’an, elbiseyi basit bir eşya olarak değil, ilahî bir nimet ve korunma vesilesi olarak takdim eder. Şeytanın çıkarmaya çalıştığı şeyi Allah “indirdik” diyerek nimet olarak anmaktadır. Bu da örtünün Allah katındaki değerini göstermektedir.

Ayetin sıralaması nettir: önce örtü gider, sonra mahremiyet açılır. Korunma kalkmadan ifşa başlamaz. Bu yüzden Kur’an’ın anlattığı ilk büyük imtihanın merkezinde tesettür ve hayâ vardır. Çünkü şeytan çok iyi bilmektedir ki örtü korunduğu müddetçe birçok değer de korunacaktır.

Bugün de şeytanın değişmeyen yöntemi devam etmektedir. Nasıl ki Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın örtüsünü hedef aldıysa, günümüzde de hayâ, mahremiyet ve tesettür en çok yıpratılmaya çalışılan alanların başında gelmektedir. Birçok yerde tesettür değersiz gösterilirken, teşhir ve çıplaklık özgürlük, çağdaşlık ve ilerleme olarak sunulmaktadır. Koruyan değerler baskı gibi gösterilirken, insanı savunmasız bırakan anlayışlar cazip hale getirilmektedir. Böylece şeytanın eski projesi yeni isimler altında yeniden sahneye konulmaktadır.

“Şeytanlar, iman etmeyenlerin dostlarıdır.” Bu dostluk bir sevgi değil, bir hâkimiyettir. Kalp boş kalmaz. İman zayıfladığında başka etkiler yerleşir. Şeytanın en hızlı hâkimiyet kurduğu alanlardan biri de hayânın zedelenmesi, mahremiyetin aşındırılması ve örtünün değersizleştirilmesidir.

Şeytan, Hz. Âdem ve Hz. Havva anamızı nasıl örtünün gitmesiyle cennetten çıkardıysa, demek ki insanın örtüsünü ve hayâsını kaybetmesi de onu cennetten uzaklaştıracak sebeplerden biridir. Bu, basit bir mesele değil; doğrudan düşüşün başlangıcıdır.

Bugün en büyük ihmallerden biri, meselenin küçük yaşlarda ciddiye alınmamasıdır. “Daha çocuk” denilerek ertelenen her konu, ileride telafisi zor bir hâle gelir. Oysa alışkanlıklar erken yaşta yerleşir. Bu yüzden çocuklara özellikle küçük yaşlardan itibaren tesettür, hayâ ve ahlâk bilinci verilmelidir. Bununla birlikte, çocuğun bulunduğu çevre de en az eğitim kadar belirleyicidir. Çünkü insan bulunduğu ortamdan etkilenir. Bu nedenle çocuklar, bu değerleri destekleyen bir çevrede yetişmelidir. Bu süreç zorlamayla değil; örneklikle ve istikrarla yürütülmelidir. Çünkü erken yaşta verilen bilinç karaktere dönüşür.

Sonuç açıktır: Allah’ın indirdiğini şeytan çıkarmaya çalışmaktadır. Dün Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın örtüsünü hedef alan şeytan, bugün de aynı noktaya saldırmaktadır. Örtü korunursa insan korunur. Hayâ kaybolursa düşüş başlar. Dün cennetten çıkaran sebep neyse, bugün de insanı cennetten uzaklaştıran odur. Bu yüzden tesettür sadece bir kıyafet değil; Allah’ın indirdiği bir nimet, insanı koruyan bir kalkan ve cennete götüren yolda önemli bir anahtardır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.