52,0258
44,5272
6.870,70

Ortadoğu bir kez daha büyük bir kırılmanın eşiğinde. İsrail ile İran arasındaki gerilim her geçen gün daha da derinleşiyor. Savaş yalnızca iki ülke arasında kalmıyor; Amerika’nın da dâhil olduğu geniş bir cepheye dönüşmüş durumda. Ancak görünen o ki hesaplar tam olarak tutmuş değil.
Uzun yıllardır bölgeyi dizayn etmeye çalışan amerika ve israil, İran karşısında bekledikleri sonucu henüz elde edebilmiş değiller. İran’ın israil’e ve Körfez’deki amerikan üslerine yönelik saldırıları savaşın seyrinin tek taraflı olmadığını gösteriyor. Hatta bazı yorumculara göre bu tablo, washington ve tel Aviv için ciddi bir prestij kaybı anlamına geliyor.
Tam da bu noktada İslam dünyasını ilgilendiren çok daha büyük bir tehlike beliriyor: Mezhep savaşı.
Tarih bize şunu defalarca göstermiştir; emperyal güçler doğrudan kazanamadıkları savaşları, toplumları birbirine düşürerek kazanmayı denerler. Bugün de aynı senaryonun sahneye konulma ihtimali küçümsenecek bir ihtimal değildir. Eğer Amerika ve İsrail İran karşısında istedikleri sonucu alamazlarsa, bölgedeki en hassas fay hattını harekete geçirmeye çalışabilirler: Şii–Sünni çatışması.
Bu fay hattı ne yazık ki İslam coğrafyasında yıllardır diri tutulmuştur. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de ve Lübnan’da mezhep gerilimlerinin nasıl kanlı çatışmalara dönüştüğü hâlâ hafızalarımızdadır. Müslümanların enerjisini birbirine karşı tüketmesi, islamın islamla savaşı, emperyalizmin en büyük kazancıdır.
Oysa Kur’an Müslümanları açıkça uyarır:
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin.” (Âl-i İmrân 103)
Bugün Müslümanların en büyük imtihanı da tam olarak budur. İran ile israil arasındaki savaşın mezhep çatışmasına dönüşmesine izin vermek, yalnızca bölgeyi değil bütün İslam dünyasını ateşe atmaktır.
Unutulmamalıdır ki amerika’nın da israil’in de en büyük stratejisi Müslümanları birbirine kırdırmaktır. Şii ile Sünni’nin savaştığı bir Ortadoğu, emperyalizmin en büyük zaferidir.
Bu yüzden İslam dünyası son derece dikkatli olmalıdır. Provokasyonlara, istihbarat operasyonlarına ve mezhep kışkırtmalarına karşı uyanık olmak hayati bir zorunluluktur.
Çünkü Müslümanların gerçek savaşı birbirleriyle değil; adaletsizlikle, işgalle ve zulümledir.
Bugün sorulması gereken soru şudur:
Ortadoğu yeni bir Şii–Sünni savaşına mı sürüklenecek, yoksa Müslümanlar bu tuzağı görüp ümmet bilinciyle hareket edebilecek mi?
Cevap, İslam dünyasının basiretinde saklıdır.
Selam ve dua ile…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.