52,8836
46,4844
6.113,67

Sohbet konusu hazırlıyordum. Babama sordum: “İnsanların neye ihtiyacı var?” Bana dedi ki: “Sevgiye.” Tekrar sordum, tekrar “Sevgiye” dedi. Bir kez daha sordum, yine “Sevgiye” dedi. Peki sevgi nedir? “Birinin sana olan sevgisini ifade etmesi için ne yapması lazım?” diye sordum. “Saygılı olması lazım” dedi. “Peki saygısını nasıl gösterecek?” “Hürmet ederek, değer vererek” diye cevap verdi.
Bu kısa ama derin sohbet, kalbime dokundu. Çünkü sevgi ve saygı, İslam’da birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. Sevgi kalpte başlar, saygı ise o sevgiyi davranışlarla gösterir. İslam dini, bu iki değeri insan ilişkilerinin temel taşı yapmıştır. Allah’ın kullarına emrettiği en güzel ahlak, sevgi ve saygı üzerine kuruludur.
"Sevgi, imanın temeldir."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.” (Müslim, Îmân, 93) Bu hadis, sevgiyi imanın olgunlaşmasının şartı olarak gösterir. Gerçek sevgi, Allah için sevmektir. Kişi, sevdiğini sadece Allah rızası için severse, kalbi temizlenir ve imanı güçlenir.
Kur’an-ı Kerim’de de sevgi, Allah’ın yarattığı en güzel bağlardan biri olarak anılır. Rum Suresi 21. ayette şöyle buyrulur: “Onun varlığının delillerinden biri de, kendileriyle ülfet edip huzura ermeniz için size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesidir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” Aile içinde, toplumda ve bütün insan ilişkilerinde sevgi ve merhamet, huzurun kaynağıdır.
"Saygı, sevginin göstergesidir"
Sevgi kalpte gizli kalırsa yetersizdir. Saygı ise sevgiyi dışa vurur. Babamın dediği gibi hürmet etmek ve değer vermektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda çok net buyurur: “Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizî, Birr, 15) Bu hadis, toplumun her kesimine hitap eder. Küçüğe şefkat, büyüğe hürmet, Müslüman’ın ayrılmaz vasfıdır.
Kur’an’da anne-babaya saygı, Allah’a kulluktan hemen sonra gelir. İsra Suresi 23-24. ayetlerde şöyle emredilir: “Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve anne-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa sakın onlara ‘Öf!’ deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara şefkatle kol kanat ger ve ‘Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse, sen de onlara öyle rahmet et’ diye dua et.” Bu ayetler, saygının sadece sözde değil, tavırda ve duada da gösterilmesi gerektiğini öğretir.
KÜÇÜK BİR ANEKDOT
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün Muaz b. Cebel’in (r.a.) elini tutarak “Ey Muaz, ben seni seviyorum” demişti. Muaz da “Ben de seni seviyorum ey Allah’ın Resulü” diye karşılık vermişti. Ardından Efendimiz şöyle buyurdu: “Biriniz kardeşini Allah için seviyorsa, bunu ona söylesin.” (Ebû Dâvûd) Bu basit ama samimi ifade, sevginin nasıl dile getirileceğini gösterir. Sevgiyi gizlemek değil, saygıyla ifade etmek gerekir.
Sevgi ve saygı, İslam’ın insana sunduğu en büyük nimettir. Bunlar olmadan ne aile huzur bulur ne toplum barış içinde yaşar. Babamın ısrarla “sevgi” demesi boşuna değildi. Çünkü sevgi her şeyin başıdır. Ancak o sevgi, saygıyla taçlanırsa anlam kazanır. Gelin, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetine uyarak birbirimizi Allah için sevelim, birbirimize hürmet edip ikram edelim ve değer verelim. Böylece hem dünyada huzur bulalım hem de ahirette razı olunmuş kullardan olalım.
İHTİYACIMIZ SEVGİDİR.
Sevgiyle yoğruldu toprak, can buldu insan,
Allah’ın sevgisi tecelli etti her an.
Bu sevgi karşılık bekler kalpten kalbe akan,
Anne-baba, mahlûkata sevgiyle, saygıyla sarıl ey insan.
"En son kime hediye verdin?" sorusuyla okuyucumuzun harekete geçmesini ve sevdiğiniz birine, bir hediye vermenizi isteriz.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.