Euro

53,4330

Dolar

45,8882

Altın

6.621,81

  • Ekleme: 01.05.2026 18:12 Güncelleme: 01.05.2026 18:12

Siyonizme karşı cesaret

Bugün suskunluğu bozmanın, vicdanımızı uyandırmanın ve kötülüğe karşı küçücük de olsa adım atmanın adına cesaret denir. Siyonizm ve onunla iç içe geçmiş Amerikan emperyalizmi, yurtları işgal etmekte, mazlumları öldürmekte, evleri, bahçeleri, kentleri talan etmektedir. Bağdat’ı, Kabil’i, Gazze’yi, Tahran’ı harabeye çevirdiler. Kendilerinden başkasını insan saymayan, lobileriyle siyaseti, sanatı, medyayı ve sermayeyi kontrol eden bu yapıya karşı susmak, kendi kalbimizin kirlenmesine razı olmak anlamına gelir.

Cesaret, hamasi nutuklar atmak değil; kalbi diri tutmaktır. Kötülükle mücadele, önce içimizdekini, nefsimizi temizlemektir. Her küçük adım –bir boykot, bir paylaşım, bir dua, bir farkındalık– kalbimizi korur ve vicdanımızı canlandırır. Gazze’de bir avuç direnişçi savaşın en şiddetli anında dahi siyonistleri karadan içeri sokmamıştır. Batı Şeria’da Hamas yok! Peki, oradakiler rahat mıdır? Her gün katil Siyonistlerin tacizlerine maruz kalmıyorlar mı? Gazze’de zulüm çok büyük olsa da işgalci İsrail askeri şehri işgal edememiştir, içeri girememiştir. Bütün yıkım havadan geldi. Batı Şeria teslimiyetçi Abbas’ın kontrolündedir. Her gün zorba Siyonistlerin tecavüzlerine maruz kalmıyorlar mı? Belki Gazze halkının evleri yıkıldı. Binlerce şehid verdiler amma ruhlarını, şereflerini yok eden işgale maruz kalmadılar.

Tarihimizden ilham alalım: Milli Mücadele’de çocuklar mühimmat taşıdı, kadınlar erkeklerle birlikte savaşmadı mı? Çanakkale’de, Antep, Urfa, Maraş savunmalarında halkın herkesimi mücadelede değil miydi? Bugün de aynı ruhu canlandırmak zorundayız. İslami sivil toplum kuruluşları, dernekler ve Diyanet, insanımıza cihat ruhunu ve bugünün şartlarında direnişin nasıl olacağını direniş ekseninden ilham alarak milletimize öğretmelidir.

Yemen halkı, Lübnan halkı direnişe destek verdiler. Şerefleri itibarları arttı. İran halkı, 1. Dünya Savaşından beri ilk kez kafirlerin üstlerini, askeri, stratejik merkezlerini vurarak İslam Ümmetine yeni bir vizyon çizdi. İran İslam Cumhuriyeti, Amerika’ya üst veren, Trump’a dostum deyip methiyeler düzerek bu vahşi canavardan ülkesini korumaya çalışanların yanlış yol izlediklerini füzelerle, vura vura tüm dünyaya göstermedi mi? Amerika ve İsrail mutlak kötülüktür. Bu kötülükle tek bir iletişim yolu vardır: O da mutlak direniş ve cihaddır. Cihad etmeyen bir millet özgürlüğünü, şerefini ve malını kaybeder.

İran İslam Cumhuriyeti direniş yolunu seçerek Amerika ve İsrail’i dize getirmiştir. Hürmüz Boğazı’nı kontrolüyle siyonizmin ve emperyalizmin barbarca tutumunu dizginlemiştir. Biz de Çanakkale ruhunu İstanbul Boğazı’nda yaşatabiliriz. Siyonizm’e ve Amerika’ya giden gemilerin, doğalgaz ve petrol borularının vanalarını kapatarak bu stratejik yolları kesebiliriz. Coğrafyamız elimizdedir; bu imkânı direniş için kullanmak boynumuzun borcudur.

Sumud Filosu bu cesaretin somut örneğidir. Uluslararası sularda Gazze’ye yardım götüren gemiye ABD himayesindeki siyonist terör örgütü mensupları saldırmış, gemideki 9 Türk, 25 İspanyol, 7 Brezilyalı, 6 Meksikalı, 4 Fransız, 3 Alman ve 3 İngiliz vatandaşı alıkonulmuştur. İlgili ülkeler sadece ABD’ye şikâyet etmekle yetinmiştir. Eğitim Bir Sen ve Memur Sen’in birbirinden değerli yöneticileri İsrail’in elinde esir düşmüştür. Dünya büyük bir esaret yaşıyor; ancak Sumud’un cesareti sessizliği bozmanın ve vicdanları harekete geçirmenin gücünü bir kez daha göstermiştir.

Peki, her kesimden insanımız bu mücadelede ne yapabilir? (Konuyla ilgili fikirlerinizi yazımızın altına lütfen yazınız.)

Çocuklar: Filistinli yaşıtlarının hikâyelerini dinlesin, resim çizsin, dua etsin. Aileler onlara “mazlumun feryadına tepkisiz kalıp susmak haramdır”ı öğretsin.

Kadınlar: Ev ekonomisini yöneterek siyonist ürün boykotunu uygulasın, komşuluk ilişkilerinde farkındalık yaratsın. Siyonizmle ilgili yapılan her yürüyüş, basın açıklamasına çoluk çocuk tüm ailece katılım sağlanması için özellikle evin reisi babaların atkılım göstermesi için kadınlarımız ailesini teşvik etsin.

Gençler: Sosyal medyayı etkili bir silaha dönüştürsün, gerçekleri videolarla yaysın, boykot listelerini takip etsin. Allah’ın düşmanları ile maddi ve manevi cihadı en büyük yol bilsin.

Zenginler ve iş insanları: Ticaret kapılarını kapatsın, vakıf ve bağışlarını direniş eksenine yönlendirsin.

Fakirler ve emekçiler: Farkındalık yaratsın, komşusuna ve iş arkadaşına hatırlatsın, dua ve sesiyle katkı sunsun.

Her yaştan insan: Sumud Filosu gibi insani yardım girişimlerini desteklesin, alıkonulan aktivistleri gündemde tutsun, siyasi baskı yapsın ve gerçekleri her platformda haykırsın.

Cesaret, dünyayı değiştirmekten önce kendini değiştirmektir. Kalbini kaybeden her şeyi kaybeder. Susmamayı, görmezden gelmemeyi ve küçük adımları biriktirmeyi öğrenirsek siyonizm ve emperyalizm karşısında dimdik dururuz. Direniş ekseni güçlenir, vicdanlar uyanır.

Selam ve dua ile…

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.