Euro

51,6883

Dolar

43,8205

Altın

7.182,08

  • Ekleme: 12.02.2026 17:20 Güncelleme: 12.02.2026 17:21

Kürtlerin ortak alfabesi var mı?



Değerli okurlar, Kürt dili ve alfabesi meselesi, milletimizin kültürel mirasının en önemli unsurlarından biridir. Bugün, farklı alfabelerin kullanımı nedeniyle yaşanan ayrılıkları konuşalım: Kürtçenin asıl ve tarihi alfabesi, Kur'an alfabesidir, yani Arap harfleridir. Bu yazımızda, tarihsel gelişimi, örnek metinleri ve kardeş Kürt topluluklarının deneyimlerini ele alarak, tüm Kürtlerin bu alfabe etrafında birleşmesinin önemini vurgulayacaktır. Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde alfabe değişiklikleri yaşanmış olsa da köklerimize dönmek ve ortak bir yazı dili oluşturmak, birliğimiz için elzemdir.

Kürt dilinin yazılı tarihi, İslam'ın kabulünden itibaren Arap alfabesinin uyarlanmasıyla başlar. 7. yüzyıldan bu yana Kürtler, bu alfabeyi kullanarak dini, edebi ve ilmi eserler üretmişlerdir. Klasik Kürt edebiyatının önemli isimleri arasında Melayê Cizîrî (1570-1640), tasavvufi şiirleriyle tanınan büyük bir âlim ve şairdir; eserleri Arap harfleriyle kaleme alınmıştır. Feqiyê Teyran (1590-1660), doğa, aşk ve hikmet temalı şiirleriyle bilinen bir başka önemli isimdir; Kürtçe divanı Arap alfabesiyle yazılmıştır. Ehmedê Xanî (1650-1707), Mem û Zîn gibi eserleriyle Kürt edebiyatının zirvesini temsil eder ve bu eser de Arap harfleriyle yazılmıştır. Bu âlim ve şairler, Kürtçeyi İslamî ilim ve tasavvuf geleneği içinde geliştirmiş, eserlerini Kur'an alfabesiyle kaleme almışlardır.

Arap alfabesiyle yazılmış Kürtçe metinlere dair örnekler oldukça zengindir.

Irak, İran ve Suriye'deki Kürt kardeşlerimizde bu alfabe hâlâ yaygın olarak kullanılır. Irak'ta Sorani lehçesi, standart Arap alfabesi varyantıyla yazılır. Yine Irak'ta eğitim ve edebiyatta bu alfabe esas alınır. İran'da da Kürtçe metinler, Arap harfleriyle kaydedilir. Suriye'de ise tarihi metinlerde Arap alfabesi tercih edilmiştir. Bu bölgelerdeki Kürtler, günlük hayatta ve ilmi çalışmalarda bu alfabeyi sürdürerek, ortak bir yazı geleneğini korumuşlardır.

Türkiye'deki Kürtler ise 20. yüzyıl başlarında Latin alfabesine geçmişlerdir; bu, Osmanlı'dan kalan Arap alfabesinin terk edilmesiyle başlayan bir süreçtir. Ancak bu alfabe değişikliği, Kürt birliğini zedelemiştir. Tarihte Kürtler, yüzyıllarca Arap alfabesiyle yazmıştır.Latin alfabesi ise son dönem gelişmelerinin ürünüdür. Tüm Kürtler – Türkiye'den, Suriye'den, Irak'tan, İran'dan – oturup istişare etmeli ve ortak alfabe olarak Kur'an alfabesini benimsemelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, hutbelerde ve dini çalışmalarda Kur'an alfabesi yani Arap alfabesi kullanılarak daha net adımlar atılabilir. Kürtlerin talebi olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hutbelerini Kürkçe yayınlanması meselesi, hava limanları dahil ortak kullanım alanlarında Kürtçe ibarelere de yer verilmesi için Kürkçenin bir yazı diline sahip olması gerekir.

Kürtler, bu konuda güçlü bir irade göstermelidir. Batılı alfabe değişikliklerine kapılmadan, köklerimize dönmek milletimizi güçlendirir. Arap alfabesiyle yazmak, edebiyatımızı canlandırır, dini metinlerimizi daha kolay aktarmamıza vesile olur. Bunun için Elifba'ya benzeyen küçük, Kürtçe okuyup yazmayı öğreten kitapçıklar bastırılmalıdır. Bütün Kürtlere dağıtıp Kürt milletinin ortak bir alfabe etrafında okuyup yazmasını sağlayacak çalışmalar yapmak gerekir. Yine Kürtçeyi Arap alfabesi ile okuyup yazmayı kolaylaştıracak akıllı telefonlarda kullanılacak uygulamalar üretmek gerekir.

Unutmayalım: Kürtçe, Kur'an alfabesiyle yüzyıllar boyu gelişmiş ve onunla yaşamaya devam edecektir!

Allah Kürt milletine Kur'an alfabesiyle ortak bir yazı dili oluşturabilmeyi nasip etsin.

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.