49,3061
42,4927
5.762,83

Peygamber Sevdalıları Vakfı toplumumuzun hidayeti için birçok etkinlik yapıyor.
Bu etkinliklerden birisi de Kasım ayındadır. Kasım Ayı Sahabe Ayı sloganı ile yıllardan beri her Kasım ayında Peygamber Efendimizin güzide arkadaşları sahabeleri toplumumuza tanıtılıyor. Şiirler, tiyatrolar, konferanslar, paneller, ilahilerle sahabe-i kiram topluma taşınıyor.
Bu vesile ile insanlarımız sahabilerin meziyetlerini, güzelliklerini, insanlık için yapmış olduğu fedakârlıkları, eğitimlerini öğreniyorlar.
Bir toplum birdenbire değişmez, zaman ister, süreç ister. Peygamber Sevdalıları da baktığımız zaman yani yıllardan beri yaptığı çalışma ile toplumumuzu ciddi anlamda değiştiriyor. Allah kendilerinden razı olsun.
Bu sene de gündemlerine Muâz bin Cebel’i almışlar.18 yaşında Akabe’de “işittik ve itaat ettik” diyen gence, Resûlullah (s.a.v.) bir gün Yemen valisi ve kadısı olarak yola çıkarırken şu soruyu sordu:
“Ey Muâz! Orada hükmünü neye göre vereceksin?
Muâz cevap verdi: Allah’ın Kitabı’yla.
Ya Kitap’ta bulamazsan?
Resûlullah’ın sünnetiyle.
Ya onda da bulamazsan?
O zaman reyimle içtihat eder, elimden gelen gayreti gösteririm. Resûl-i Ekrem’in mübarek göğsü açıldı, ellerini göğe kaldırdı ve “Elçimi, elçisinin razı olacağı şeye muvaffak kılan Allah’a hamdolsun!” buyurdu.
İşte İslam hukukunun kapısı bu diyalogla açıldı. Fıkıh tarihinde “içtihat kapısının ilk anahtarı” denilen bu hadise, ümmetin kıyamete kadar karşılaşacağı her yeni meseleyi çözebilme yetkisini resmen teslim aldı. İmam Şafiî “İçtihat kapısını Allah Muâz vesilesiyle açtı” der. İmam Ahmed bin Hanbel “Ümmetin fakihi Muâz’dır” buyurur. İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî’de “Muâz bin Cebel’in bu cevabı olmasaydı ümmet, Kitap ve Sünnet’te açık hüküm bulunmayan meselelerde âciz kalırdı” kaydını düşer. İmam Nevevî ise “İçtihat usulünün temeli Muâz’ın bu üç basamaklı metodudur” diyerek noktalar.
Yedi yıldır İslam hukuku alanında ihtisas yapıyorum. Okuduğum yüzlerce eser, tefsir, hadis, usûl-ü fıkıh, kıyas, için ortak bir gerçeği haykırıyor: İslam hukukunun metodolojisi Muâz bin Cebel’in şahsında kemâle erdi. O, sadece bir kadı değildi; Kur’ân ve Sünnet’ten sonra “rey ve içtihat” kapısını meşrû ve muteber kılan ilk insandı. Bugün bir Müslüman doktor embriyo nakli, bir iktisatçı faizsiz finans sistemi, bir bilişimci yapay zekâ etiği konusunda hüküm çıkarabiliyorsa, bunun altındaki imzadan biri Muâz bin Cebel’e aittir.
Resûlullah (s.a.v.) “Haram ve helâli en iyi bilen Muâz bin Cebel’dir” buyurdu. Hz. Ömer “Muâz hayatta olsaydı hilâfeti ona bırakırdım” diyecek kadar ona güvenirdi. 38 gibi genç yaşta Şam’daki veba salgınında vefat ettiğinde, ümmet bir “yürüyen fıkıh külliyatı” kaybettiğini hissetti.
Ey yolumuzu aydınlatanlar!
Sizler sayesinde bugün bir genç, Muâz bin Cebel’in adını duyunca sadece “sahabe” demeyecek; “İslam hukukunun banisi” diyecek. O genç, bir gün mahkemede, üniversitede, mecliste hüküm verirken farkında olmadan Muâz’ın metodunu kullanacak ve diyecek ki:
“Kitap’ta buldum → Sünnet’te buldum → İçtihat ettim.”
İşte Kasım Ayı Sahabe Ayı’nın bereketi budur.
Bir toplum ancak örnek aldığı yıldızlar kadar yükselir.
Bu Kasım’da yıldızımız Muâz bin Cebel.
Işığı kıyamete kadar sönmeyecek o yıldız, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Allah ondan razı olsun, bizi de onun yolundan ayırmasın. Allah bizleri de seçip beğensin. İlahi hükümlerle hükümetme yeteneği ve imkanı nasip etsin.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.