56,0956
47,9448
6.969,21

Üreticiler, tarladan düşük fiyata çıkan domatesin şehirlerde ve marketlerde yüksek fiyatlarla satılmasına tepki gösterirken, artan maliyetler nedeniyle köylerde genç nüfusun da kalmadığını söyledi.

Süleyman Bilgiç
"Çocuklarımın çiftçilik yapmasını istemiyorum"
Domates üreticilerinden Süleyman Bilgiç, üretim maliyetlerinin yükselmesine rağmen ürünlerini değerinde satamadıklarını ve bu durumun çiftçiliğin geleceğini tehdit ettiğini ifade etti.
Çiftçilerin BAĞ-KUR ve sigorta primlerini dahi ödemekte zorlandığını belirten Bilgiç, kendi çocuklarının da çiftçilik yapmasını istemediğini dile getirerek, "İşimiz köyde domates üretmek. Çiftçilik yapıyoruz. Şimdi ürettiğimiz ürünlerden kazancımızı alamıyoruz. Girdimiz yüksek, işçilik yüksek ama satışlarımız çok düşük. Bundan dolayı da köyde gençler kalmıyor. 50 yaş civarındayım ve çiftçiliğin son evresindeyim. Çocuklarımın kesinlikle çiftçilik yapmalarını istemiyorum. Yaptığımız iş kötü bir iş mi? Aslında çok güzel bir iş. Ama çocuklara bir gelecek sağlamadığı için çiftçi BAĞ-KUR'unu yatıramıyor, sigortasını yatıramıyor. Bugün 50 yaşında bir insanın BAĞ-KUR'u, sigortası olmazsa kaç sene daha çiftçilik yapabilir? Yapamayacak. Belli bir süre sonra, 3 sene, 2 sene sonra bu iş bitecek. Çocuğumun çiftçilik yapmasını istemiyorum. Çünkü ürettiğimiz ürünün karşılığını alamıyoruz. Ürün üretiyoruz, yetiştiriyoruz ama pazarda, halde malımızı değerinde satamıyoruz." dedi.
"Mazot ve gübre fiyatları çiftçinin elini kolunu bağlıyor"
Çiftçinin temel giderlerinin başında mazot ve gübrenin geldiğini söyleyen Bilgiç, sürekli artan maliyetlerin üreticiyi zor durumda bıraktığını belirtti.
Bilgiç, "Bir çiftçinin başlıca giderlerinden bir tanesi yakıttır, gübredir. Bunlara her gün zam geldiği için çiftçinin elini kolunu bağlıyor. Çiftçi bugün halde domatesi 8 liraya satarsa eline 8 liranın da tamamı geçmeyecek. Bu, 5 liradan eline para kalacak demektir. Beş liradan aldığım para mazota mı yetecek, gübreye mi yetecek, işçiye mi yetecek? Ne yapacak çiftçi? Bununla nasıl geçinecek? Evet, şimdi Güneydoğu bölgesi çok sıcak bir bölge olduğu için 40-45 derece sıcaklıkta üretim yapıyoruz. Ayrıca çocuklarımız, ailemiz perişan durumda." ifadelerini kullandı.
"Herkes klimanın altında, çiftçi tarlada"
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaz aylarında hava sıcaklıklarının 40-45 dereceye ulaştığını ve üreticilerin bu şartlarda çalışmak zorunda kaldığını belirten Bilgiç, "Evet, Şahinbey Ziraat Odası Başkanımız sağ olsun, devamlı görüşüyoruz. Kendisine bazen sitem de ediyoruz. Acaba dertlerimizi dile getirir mi diye sitem de ediyoruz. Çiftçilerin durumuna bakın. Bu sıcakta herkes klimanın altında otururken, çiftçi tarlada. Çiftçi bununla üretiyor, bununla bir ekmek yemeye çalışıyor. Çözüm bulunması gerekir." şeklinde konuştu.

Halit Bilgiç
"Çocuklarımın hiçbiri köyde kalmadı"
67 yaşında olduğunu ve hayatı boyunca çiftçilik yaptığını belirten Halit Bilgiç ise altı çocuğundan yalnızca birinin yanında kaldığını, diğerlerinin ise şehir hayatına yöneldiğini söyledi.
Elinde 400 dönüm civarında arazi bulunduğunu aktaran Bilgiç, yüksek üretim maliyetlerinin çiftçiliği sürdürülemez hale getirdiğini ifade ederek "67 yaşındayım. Bu köyde doğup, büyüdüm. Dört oğlan, iki kızım var. Çocuklarımın hiçbirisi köyde kalmadı. Niye? Bir tanesi yanımda kaldı, diğerleri şehre gittiler. 300-400 dönüm elimizde arazi var. Mazot maliyetimiz pahalı. Gübre, ilaç pahalı, çiftçilik çok zor durumda. Üreten de tüketen de zarar ediyor. Aradaki komisyoncular para kazanıyor. Şu domatesi 8 liraya vereyim, şehre gideyim, markete gideyim; 25-30 liraya satılıyor. Allah için, bu yapılır mı? Üreten ben miyim, kendisi mi? Benden 10 liraya aldıysa 15 liraya da kendisi satsın. Köylü ne yapsın ki?" diye sordu.
"Buğday, arpa, mercimek, nohut ve mısırda da zarar ettik"
Sadece domateste değil, farklı tarım ürünlerinde de zarar ettiklerini dile getiren Bilgiç, üreticinin elde ettiği gelirin maliyetleri karşılamadığını söyleyerek, "Buğday, arpa, mercimek, nohut, mısır ektik ve zara ettik. Tüketen, ‘Bu çıkıyor.’ demişler; tarladan mısırı 2 buçuk liraya alıyorlar. Köylü ne yapsın?" diye konuştu.
"45 derece sıcağın altında çalışıyorlar"
Tarlada çalışan işçilerin de ağır şartlar altında emek verdiğini belirten Bilgiç, yanında 7 işçinin bulunduğunu ve işçilerin 45 derece sıcaklıkta çalıştığını söyledi. Üreticinin hem işçi maliyetini hem de diğer giderleri karşılamakta zorlandığını aktardı.
Bilgiç, "Köyde kim kalacak? Benim yanımda 7 çalışan var ve bin 200 liradan çalışıyorlar. 45 derece sıcağın altında çalışıyorlar. Bunlara ne diyeceksin? Bin 200 liraya çalıştırsam, adamlar çalışıyor. Topladığın domates bu, çalışan ne yapsın. Çiftçi çok zor durumda." ifadelerini kullandı.
Şahinbey Ziraat Odası Başkanı'nın üreticileri ziyaret ederek sorunlarını dinlediğini belirten Bilgiç, "Sağ olsun Ziraat Odası Başkanımız da geldi yanımıza. Dertlerimizi sordu. Ali Başkan'a çok teşekkür ederim. Benim yaşım 67-68 olmuş. Daha şu güne kadar çalışıp emekli olayım. Ama burada tüketici de üretici de çiftçi de rezil oluyor. Aradaki komisyoncu, köyden alanlar, satanlar keyif ediyor." dedi.

Mehmet Bilgiç
"Emeğimizin karşılığını alamıyoruz"
Üreticilerden Mehmet Bilgiç de sıcak hava altında çalışarak aile bütçelerine katkı sağlamaya çalıştıklarını ancak ürettikleri ürünün değerini bulmadığını söyledi.
Domatesin tarladan 8-10 lira seviyelerinde gönderildiğini, marketlerde ise çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını belirten Mehmet Bilgiç, "Sıcakların altında emeğimizi kazanmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışıyoruz. Haftada bir gün, iki günümüz olduğunda yine geliyoruz, ailemize bir destek sağlayalım diye. Ama karşılığını alamıyoruz. Biz bugün 8-10 liraya buradan domates gönderiyoruz, markette 40-45 liraya satılıyor. Değeri bu mu? Değil. Yapılan emeğe karşı bir işçi günde 400-500 kilo domates toplayacak ki kendi yevmiyesini kazanacak, bize de bir yevmiye bırakacak. Ama biz burada 5 işçi çalıştırıyoruz, karşılığında 7 tane aileden çalışıyoruz da ancak bu işi öyle yürütmeye çalışıyoruz." dedi.
"Nakliye 3 bin lira, yarısı yakıta gidiyor"
Üretimden elde edilen gelirin önemli bölümünün komisyoncu ve nakliye giderlerine gittiğini belirten Mehmet Bilgiç, "Yarısı gönderdiğimiz vakit komisyoncuya, yarısı yakıt parasına gidiyor. Bugün bir nakliye 3 bin lira; buradan Antep'e gidiş geliş bu kadar. Yani mazot, gübre pahalı. Bu mevsim başlangıçtan, yani sonuna kadar, 5-6 aylık bir süreç sürüyor. Sıcaklıkların başladığı, bahar ayından sonbahara kadar bu sıcaklıkların üzerimizden geçtiği bir süreçte domatesi, sebzeyi meydana getirmeye çalışıyoruz. Ama karşılığını alamıyoruz." şeklinde konuştu. (İLKHA)
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.