53,4678
46,6909
6.165,05

Gaziantep Mustazaflar Cemiyeti tarafından, Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Susa (Yolaç) köyünde 1992 yılında yaşanan cami katliamında şehit olan Müslümanları anmak amacıyla program düzenlendi.
Dernek toplantı salonunda gerçekleştirilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Susa şehitlerinin hayatını ve yaşanan katliamı konu alan sinevizyon gösterimi izlendi.
"Camiler ümmetin kalbidir"
Programda konuşan ve Susa katliamına tanıklık eden Mehmet Fidancı, olayın yaşandığı güne ilişkin hatıralarını katılımcılarla paylaştı. Katliamın bölgede derin izler bıraktığını belirten Fidancı, şehitlerin unutulmaması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında camilerin Müslümanların sadece ibadet ettikleri mekânlar olmadığını ifade eden Fidancı, camilerin aynı zamanda kardeşliğin, ilmin, dayanışmanın ve ümmet bilincinin inşa edildiği merkezler olduğunu belirtti. Bu nedenle camilere yönelik saldırıların, Müslümanların birlik ve beraberliğini hedef aldığını vurguladı.
"Susa'nın acısı ilk günkü tazeliğini koruyor"
Gaziantep Mustazaflar Cemiyeti Temsilcisi Kemal Altunbaş ise 26 Haziran 1992'de Yolaç (Susa) köyünde yaşanan cami katliamının hafızalardan silinmeyecek acı hadiselerden biri olduğunu belirtti. Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen yaşanan acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu ifade eden Altunbaş, camide Rabbine yönelmiş masum insanların hedef alınmasının insanlık vicdanında derin yaralar açtığını söyledi.
Altunbaş, camilerin Müslümanların sadece namaz kıldığı mekânlar olmadığını, aynı zamanda kardeşliğin, ilmin, merhametin ve dayanışmanın yeşerdiği kutlu merkezler olduğunu vurgulayarak, ibadet esnasında camiye yönelik gerçekleştirilen saldırının yalnızca oradaki insanları değil, ümmetin ortak değerlerini de hedef aldığını dile getirdi.
"Şehitlerin hatırasını yaşatmak hepimizin görevidir"
Yolaç köyünde şehit edilen müminlerin imanları uğruna can verdiklerini ifade eden Altunbaş, onların hatırasını yaşatmanın hem insani hem de vicdani bir sorumluluk olduğunu söyledi. Şehitlerin bıraktığı onurlu mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Altunbaş, acıların unutulmaması kadar bu acılardan ders çıkarılmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti.
Toplumsal hafızanın diri tutulmasının benzer acıların yaşanmaması açısından önemli olduğuna dikkat çeken Altunbaş, geçmişte işlenen katliamların üzerinin örtülmemesi gerektiğini ifade ederek, adaletin tesis edilmesi ve hakikatin gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılmasının toplumsal barışın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti.
"Birlik ve kardeşlik ruhu korunmalı"
Müslümanların acılar karşısında birlik ve kardeşlik içinde hareket etmesi gerektiğini dile getiren Altunbaş, şehitlerin emanetine sahip çıkmanın ancak dayanışmayı güçlendirmek ve ortak değerlere sımsıkı sarılmakla mümkün olacağını ifade etti. Zulmün karşısında susmamanın ve mazlumların yanında durmanın her dönemde önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Konuşmalarda, Susa şehitlerinin hatırasını yaşatmanın toplumsal hafızanın korunması açısından önemli olduğu vurgulanırken, adalet ve kardeşlik duygularının güçlendirilmesine katkı sunacak bu tür programların sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.
Katılımcılar, program boyunca yapılan konuşmaları ilgiyle takip ederken, şehitler için okunan dualara hep birlikte amin dedi. Program sonunda katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Susa Katliamı, 26 Haziran 1992'de Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Susa (bugünkü Yolaç) köyünde, yatsı namazı sırasında asker kıyafeti giyen PKK'liler tarafından, aralarında çocukların da bulunduğu 10 kişinin camide ibadet ederken kurşuna dizilerek katledilmesidir.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.