Diyanet Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, Gazze ve Batı Şeria'da yaşanan insani dramın barış söylemlerine rağmen devam ettiğini belirterek, uluslararası kamuoyunun yaşanan zulme karşı sessiz kaldığını dile getirdi.
Gazze'deki tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göral, ilan edilen barışın sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini söylediğini dile getirerek "Bugün Gazze'de sözde bir barıştan bahsediliyor. Ancak ilan edilen bu barışa rağmen katliamlar, işgal ve zulüm ne yazık ki bütün yönleriyle devam etmektedir." dedi.
"Temel ihtiyaçlara erişim büyük ölçüde engelleniyor"
Filistinlilerin en temel yaşam ihtiyaçlarına ulaşmakta ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Göral, yaşanan yıkımın her geçen gün derinleştiğini belirtti.
Gazze ve Batı Şeria'daki insani şartlara dikkati çeken Göral, Filistinli Müslümanların temiz suya, gıdaya ve sağlık hizmetlerine ulaşamadığını ifade ederek "Gazze'de ve Batı Şeria'da yaşayan Filistinli Müslüman kardeşlerimiz hâlâ en temel insani ihtiyaçları olan temiz suya, gıdaya ve sağlık hizmetlerine ulaşmakta büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Dünyaya 'barış' ilan edilirken, bir yandan insanların evleri işgal edilmekte, tarlaları ve zeytinlikleri yakılmakta, bahçeleri tahrip edilmekte, yaşam alanları yok edilmektedir." şeklinde konuştu.
"Dünyanın görmediği daha büyük acılar yaşanıyor"
Basına yansıyan görüntülerin yaşananların tamamını göstermediğini vurgulayan Göral, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirerek "Bunlar yalnızca basına yansıyan görüntülerdir. Kameralara yansımayan, dünyanın görmediği daha büyük acılar ve zulümler de yaşanmaya devam etmektedir. Buna rağmen dünya büyük ölçüde sessiz kalmaktadır. Ne yazık ki birçok ülke, 'Madem barış sağlandı, öyleyse bu zulmün ve bu saldırıların anlamı nedir?' diye sormamaktadır." ifadelerini kullandı.
"En ağır bedeli çocuklar ve yaşlılar ödüyor"
Sivillerin, özellikle de çocukların ve yaşlıların ağır şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Göral, salgın hastalık riskinin de giderek arttığını ifade ederek "En ağır bedeli ise çocuklar, bebekler ve yaşlılar ödemektedir. Temiz suya ve yeterli gıdaya ulaşamadıkları için açlık, susuzluk ve hastalıklarla mücadele etmekte, pek çoğu hayatını kaybetmektedir. Yıkılan altyapı, kanalizasyon sistemlerinin çökmesi ve sağlıksız yaşam koşulları salgın hastalıkları artırmakta; en çok da savunmasız insanlar bundan etkilenmektedir." dedi.
"Hastaneler ve okullar hedef alındı"
Saldırılar nedeniyle sağlık ve eğitim altyapısının büyük zarar gördüğünü ifade eden Göral, insanların temel hizmetlere erişemediğini dile getirerek şöyle devam etti:
"Katliamlar sırasında hastaneler, okullar ve halkın yararlandığı birçok sivil kurum da hedef alınmış ve büyük ölçüde kullanılamaz hale getirilmiştir. Bu nedenle sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim neredeyse imkansız hale gelmiştir."
"Yardımlar yetersiz kalıyor"
Uluslararası yardım kuruluşlarının çabalarına rağmen yardımların ihtiyaç sahiplerine yeterli düzeyde ulaştırılamadığını belirten Göral, Gazze'de büyük bir insani dram yaşandığının altını çizerek "Uluslararası yardım kuruluşları ellerinden geleni yapmaya çalışsa da insani yardımlar ciddi kısıtlamalar altında ulaştırılabilmektedir. Gıda, ilaç ve sağlık malzemeleri yeterli seviyede bölgeye girememekte, insanların temel ihtiyaçları karşılanamamaktadır. Bu nedenle Gazze'deki kardeşlerimiz büyük bir insani dram yaşamaktadır." şeklinde konuştu.
"Boykot vicdani bir duruştur"
Müslümanların yaşanan acıları unutmaması gerektiğini vurgulayan Göral, boykotun zulme karşı önemli bir sivil tepki yöntemi olduğunu ifade den Göral "Bizlere düşen görev ise bu acıları unutmamak ve unutturmamaktır. Rehavete kapılmamalıyız. 'Barış sağlandı' söylemi bizi yanıltmamalıdır. Belki hayatını kaybedenlerin sayısında dönemsel değişiklikler olabilir; ancak zulüm, işgal ve baskı bütün yönleriyle devam etmektedir. Bugün Müslümanların elindeki en önemli sivil tepki araçlarından biri boykottur. Boykot; vicdani bir duruş, mazlumun yanında yer alma iradesidir. Bu nedenle boykotu sürdürmek, bilinçli tüketim yapmak ve zulme karşı duyarlılığı canlı tutmak büyük önem taşımaktadır." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)