kaa

Müftü Soykök: Yaşlılarımız toplumun sigortası ve evlerimizin bereketidir

Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, modern çağın getirdiği en büyük problemlerden birinin benmerkezcilik ve haz peşinde koşmak olduğunu belirterek, yaşlılara saygı ve hürmetin hem dini hem de insani bir vazife olduğunu vurguladı.

Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, günümüz dünyasında bireyselleşmenin ulaştığı boyutlara dikkat çekti. Yaşlıların, toplumun manevi dinamikleri olduğunu hatırlatan Soykök, nesiller arası bağın korunması adına tavsiyelerde bulundu.

Yaşadığımız dönemin insanı yalnızlığa ve manevi bir boşluğa sürüklediğini ifade eden Soykök "Yaşadığımız çağ, hazzın ve buna bağlı olarak bireyselleşmenin ön plana çıktığı bir dönemdir. İnsanlar, aşırı bireyselleşmenin neticesinde hayatı anlamlandıramıyorlar. Oysa hayat; doğumdan ölüme kadar her anı ve her evresi ayrı güzelliklere sahip bir süreçtir. Ömrümüzü, Cenab-ı Allah'ın bir ikramı ve lütfu olan nimetlerden istifade ederek, O'nun rızasını kazanarak geçirmeliyiz. Çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerinin hepsi birbiriyle bağlantılıdır ve her birinin kendine has güzellikleri vardır." dedi.

"Yaşlılarımıza hürmet etmek hem dini hem de insani bir vazifemizdir"

İslam dininin ve insani sorumlulukların büyüklere hürmeti zorunlu kıldığına değinen Soykök, bu konuda Hazreti Peygamberin (Aleyhisalatu vesselam) sünnetine bağlı kalmanın önemini belirterek şunları kaydetti:

"Yaşlılarımıza hürmet etmek hem dini hem de insani bir vazifemizdir. Çünkü insan, büyüklerine saygı gösterdiği oranda kendisini saygın ve değerli hisseder. Peygamber Efendimiz, (Sallallahu aleyhi vesellem) küçüklerine şefkat, büyüklerine de merhamet göstermeyenlerin bizden olmadığını buyurmuştur. Bizden olmamak; Müslüman ahlakına, kimliğine ve kişiliğine sahip olmamak demektir. Cenab-ı Allah bizleri bundan muhafaza eylesin. Yaşlılarımıza hürmet edip onların rızasını alırsak Allah'ın da rızasını kazanmış oluruz. Babanın cennet kapısı olduğunu ve onun rızasıyla cennete gireceğimizi ifade eden hadis-i şerifler mevcuttur. Yine cennetin annelerin ayakları altında olduğunu bilen bir peygamberin ümmeti, bir dinin mensuplarıyız. Ayet-i kerimelerde de anne babamızdan biri veya her ikisi yanımızda yaşlanırsa onlara hürmet etmemiz, kendilerine 'öf' bile demememiz salık verilmiştir."

"Onlar bizlere toplumsal birer emanettir"

Soykök, toplumsal huzurun anahtarının büyüklere hürmetten geçtiğini ifade ederek "Çağımızın temel problemi benmerkezcilik ve haz peşinde koşmaktır. Bu durum insanları tahammülsüzleştirmektedir. Eşler birbirine, toplum olarak bizler birbirimize ve ne yazık ki yaşlılarımıza karşı tahammülsüz oluyoruz. Halbuki yaşlılar evlerimizin bereketi, toplumun sigortasıdır. Yaşlılarımız sayesinde Cenab-ı Allah'ın rahmeti üzerimize iner, pek çok bela ve musibet ortadan kalkar. Onlar bizlere toplumsal birer emanettir. Bu emaneti zayi ettiğimiz takdirde bereket gider, huzurumuz kaçar ve yaşlılara hürmet etmediğimiz için ilahi rahmetten uzaklaşırız." ifadelerini kullandı.

Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök

"Onlara destek olmayı sadece kitaplardan öğrenemeyiz"

Büyüklere saygı ve sevgi gösterme kültürünün sadece teorik bir eğitimle kazanılmayacağını, bunun doğrudan aile içindeki pratikle nesillere aktarılabileceğini söyleyen Soykök "Elbette yaşlılarımıza hürmet etmeyi, onları yalnız bırakmamayı ve onlara destek olmayı sadece kitaplardan öğrenemeyiz. Bu, çocuklarımıza okutarak öğreteceğimiz bir konu değil, bir kişilik meselesidir; onlara örnek olarak gösterebileceğimiz bir davranış kalıbıdır.  Bu hususta kendi yaşlı anne babasına saygısızlık eden bir adamın hikâyesi anlatılır: Bu adam iyice yaşlandıkları için annesini ve babasını ölüme terk etmek istemiş. Ertesi gün küçük çocuğu 'Baba, sen nenemi ve dedemi yalnızlığa, ölüme terk ettin. Ben de siz yaşlandığınız zaman aynı şeyi yapacağım. Onun için şimdiden sizi bırakacağım yerin hazırlığını yapıyorum.' demiş. Babası bu sözlerden büyük bir ders çıkarmış." şeklinde konuştu.

"Evlatlarımıza biz örnek olmalıyız"

Aile içindeki küskünlüklerin ve saygısızlıkların gizli kalmadığını, çocukların bu kötü hasletleri model aldığını belirten Soykök, anne-babalara uyarılarda bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Evlatlarımıza her konuda kendimiz örnek olmalıyız. Örneğin; ben kayınvalideme veya kayınpederime küstüğümde, bunun sadece benimle onlar arasında kaldığını zannediyorum. Oysa kendi evladım büyüklere hürmetsizlik etmeyi benden öğreniyor; küsmek ve darılmak gibi kötü hasletleri normal karşılıyor. Bu yönüyle çocuklarımıza kötü örnek oluyor ve onları olumsuz etkiliyoruz. Cenab-ı Allah, rızasını kazanmak için yaşlılara hürmette kusur etmeyen kullarından olmayı bizlere nasip eylesin."

Batı dünyasında aile bağlarının kopmasıyla ortaya çıkan sosyal krizlere değinen ve İslam medeniyetinin sevgi yüklü dinamiklerine sarılmak gerektiğini hatırlatan Soykök "Bugün dünyada bu konuda ciddi bir kriz söz konusudur. Bazı ülkelerde 'Yalnızlık Bakanlığı' kurulduğunu duyuyoruz. Bizler ise birbirine bakan, gönlünü açan ve tebessüm eden bir medeniyetin mensuplarıyız. Özellikle yaşlılarımızı sıkça ziyaret etmeli, onlara tebessümle yaklaşmalı, hallerini hatırlarını sormalı ve bir selamı esirgememeliyiz. Ancak bu şekilde Cenab-ı Allah bizden razı olur; topluma rahmet, bereket ve huzur gelir." dedi. (İLKHA)