kaa

Müftü Bekiroğlu: Ramazan Müslümanlar için her yönüyle rahmet ve bereket ayıdır

Gaziantep Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu, Ramazan-ı Şerif’in Kur'an-ı Kerim’in indirildiği ay olması hasebiyle büyük bir rahmet ve mağfiret mevsimi olduğunu belirterek, müminleri bu mübarek ayı en güzel şekilde değerlendirmeye davet etti.

"Ramazanı değerli kılan Kur'an-ı Kerim’dir"

Şehitkamil İlçe Müftüsü Bekiroğlu, Ramazan-ı Şerif dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ramazan-ı Şerif bizlere, tüm halkımıza, milletimize ve hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Rabbim (Celle Celaluhu) güzel bir şekilde geçirmeyi cümlemize nasip eylesin. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ifadesiyle mübarek bir ayın gölgesi üzerimize düştü. Rabbim istifade edenlerden eylesin. Ramazan-ı Şerif Rabbimiz için kıymetli ve değerlidir. Dolayısıyla bizim için de kıymetli ve değerlidir. Peki, Ramazan-ı Şerif’i değerli kılan şey nedir? Niçin değerlidir? Kur'an-ı Kerim’in ifadesiyle 'Ramazan ayı öyle bir aydır ki onda Kur'an-ı Kerim nazil olmuştur.' Dolayısıyla Ramazan-ı Şerif’i kıymetli ve değerli yapan Kur'an-ı Kerim’in o ayda indirilmiş olmasıdır. Rabbimiz böyle ifade ediyor. Yine Kadir Gecesi’ni kıymetli ve değerli yapan da Kur'an-ı Kerim’in o gecede indirilmiş olmasıdır." dedi.

"Ramazan-ı Şerif’e Kur'an ayı diyoruz"

Müftü Bekiroğlu, "Dolayısıyla Rabbimiz bize bir anlamda Kur'an-ı Kerim’i örnek göstererek dikkat çekiyor. Ramazan’ı kıymetli yapan, ondaki ibadetleri değerli yapan, mevsimi değerli yapan şey Kur'an-ı Kerim’dir. O nedenle Ramazan-ı Şerif’e Kur'an ayı diyoruz. Rabbimizin rahmetinin üzerimize yağdığı bir ay olarak ifade ediyoruz." şeklinde konuştu.

"Her hasenat kat kat fazlasıyla sevap görür"

Müftü Bekiroğlu, "Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şerifinde Ramazan-ı Şerif’in gündüzünü ve gecesini güzel bir şekilde idrak edenlere vurgu yaparak, 'Kim Ramazan-ı Şerif'i inanarak ve sevabını sadece Allah’tan bekleyerek tutarsa ve kim Ramazan-ı Şerif’in gecelerini namaz ibadetiyle, teheccüdle ve teravihle ihya ederse, geçmiş bütün günahları bağışlanır.' buyuruyor. Sadece bu değil; Ramazan-ı Şerif’te yapılan her iyilik ve her hasenat kat kat fazlasıyla sevap görür. Oruç zaten bunun için en önde gelen ibadetlerden biridir. Yine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan-ı Şerif’e mahsus olarak buyuruyor ki: 'Kim Ramazan-ı Şerif’te bir nafile ibadet işlerse, diğer zamanlarda bir farz ibadet işlemiş gibi kendisine sevap yazılır. Kim de Ramazan-ı Şerif’te bir farz ibadet işlerse, diğer zamanlarda yetmiş farz kadar sevap ihsan edilir.' ifadelerini kullandı.

Abdullah Bekiroğlu

"Cennet kapıları açılır"

Ramazan'da Allah'ın yapılan iyiliklere kat be kat karşılık verileceğini dile getiren Müftü Bekiroğlu, "Ramazan-ı Şerif bizim için farklı bir mevsim, farklı bir aydır. Zekatını verenler Ramazan-ı Şerif’e göre hesap ederek verirler ki yetmiş kat sevap alabilsinler. Düşünün, 1 TL’lik bir sadakada bulunduğunuz zaman yetmiş TL defterinize hasenat olarak yazılacak, belki daha fazla yazılacaktır. Şüphesiz Cenab-ı Allah onu niyetlerimize ve ihlasımıza göre değerlendirecektir. O nedenle Ramazan bütün Müslümanlar için her yönüyle bereketli bir aydır. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: ‘Ramazan-ı Şerif girdiği zaman cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur.’ Cennet kapılarının açılması, Rabbimizin sonsuz rahmet kapılarının açılması demektir. Cehennem kapılarının kapatılması ise Cenab-ı Allah’ın gazabının bu ayda rahmetinin ve mağfiretinin ön plana çıkması demektir. Şeytanların zincire vurulması meselesi de Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in başka hadis-i şeriflerinde geçmektedir. Bir rivayette şeytanların ileri gelenlerinin zincire vurulacağı, başka bir rivayette ise bütün şeytanların zincire vurulacağı ifade edilmektedir. Ancak bu durum, Allah muhafaza, günah işleyenleri, haram işleyenleri, füskü fücur ve küfür içerisinde olanları kurtarmaz. Her hâlükârda kişi Rabbinin yoluna, Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine ve çizgisine uymak durumundadır. Çünkü nefis vardır. Şeytanların ileri gelenleri bağlandıysa da onların yardımcıları vardır. Dolayısıyla müminin imtihanı devam etmektedir. Ancak bu ayı en güzel şekilde değerlendiren kişi, Cenab-ı Allah’ın rahmetini ve mağfiretini en güzel şekilde hissedecektir." dedi.

"Ramazana ulaşıp mağfiret edilmemek büyük kayıptır"

Müftü Bekiroğlu, "Gecesiyle, gündüzüyle, orucuyla, teravihiyle, sadakasıyla, fitresiyle ve zekatıyla bereketli bir ayda mağfiret olunmadan bayrama ulaşmak gerçekten üzücü olur, zarar etmek anlamına gelir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), 'Veyl olsun o kimseye ki Ramazan-ı Şerif’e yetişir ama bayrama mağfiret olunmadan ulaşır.' buyurarak bizleri uyarmaktadır. Bu nedenle Ramazan-ı Şerif’i hem manevi dünyamızda hem de maddi olarak en güzel şekilde idrak etme noktasında azami gayret sarf etmemiz gerekir. Bu fırsatı ve bu bereketi kaçırmamamız gerekir." ifadelerini kullandı.

"Bu yıl aramızda olmayan birçok kardeşimiz var"

"Geçen yıl bu vakitlerde aramızda olup da bugün aramızda olmayan birçok kardeşimiz vardır." şeklinde konuşan Müftü Bekiroğlu şöyle devam etti: "Bir sonraki Ramazan-ı Şerif’e ulaşıp ulaşamayacağımız belirsizdir. Kimin ne zaman ve nerede ruhunu teslim edeceğini Allah bilir. Bu nedenle elimizde fırsat varken Ramazan-ı Şerif’i en güzel şekilde idrak edip, Rabbimizin sonsuz rahmetinden ve bu ayda bizlere ihsan ettiği maddi ve manevi bereketten istifade etmeliyiz. Rabbim (Celle Celaluhu) Ramazan-ı Şerif’imizi hayırlı ve bereketli eylesin. Bayrama mağfiret olunmuş ve bağışlanmış bir şekilde ulaşmayı cümlemize nasip eylesin. Bu Ramazan-ı Şerif hürmetine darlıkta, yoklukta ve zulüm altında olan mümin kardeşlerimize de çifte bayram nasip eylesin. Hem zulümden hem yokluktan kurtulmayı hem de bayramı idrak etme sevincini nasip eylesin. Allah razı olsun." (İLKHA)